Portal Makes Blogging Cool Again

We all knew it wouldn't be gone for long. Blogging is back and a better way than ever to elevate your business or personal brand.

Zina İddiası ile Açılan Boşanma Davasında Yargıtay Arşivinden Bir Karar

T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİNden Zina Konusunda Açılmış Bir Boşanma Davasında Verilenyargitay_8 Karar .

BOŞANMA ( Dosyada Davacı-Davalının Zina Yaptığına İlişkin Yeterli Kanıt Bulunmadığı – Aynı İşyerinde Çalışan Bir Başka Erkekle Telefonla Görüşme Mesaj Gönderme ve Bu Kişinin Arabasına Binmiş Olma Zinaya Delalet Eden Davranışlar Niteliğinde Olmadığı ) ZİNA SEBEBİNE DAYALI BOŞANMA İSTEMİ ( Aynı İşyerinde Çalışan Bir Başka Erkekle Telefonla Görüşme Mesaj Gönderme ve Bu Kişinin Arabasına Binmiş Olma Zinaya Delalet Eden Davranışlar Niteliğinde Olmadığından Reddi Gereği ) EŞYA TALEBİ ( Dava Konusu Yapılan Buzdolabı Çamaşır Makinesi ve Fırınlı Ocağın Davacı-Davalı Tarafından Evlilik Birliğine Çeyiz Olarak Getirildiği ve Bu Eşyaların Davacı-Davalı Kadına Ait Olduğu – Davacı-Davalının Bu Eşyalarla İlgili Talebinin Kabulü Gerektiği ) 4721/m.161 ÖZET : Dosyada davacı-davalının zina yaptığına ilişkin yeterli kanıt bulunmamaktadır. Aynı işyerinde çalışan bir başka erkekle telefonla görüşme, mesaj gönderme ve bu kişinin arabasına binmiş olma, zinaya delalet eden davranışlar niteliğinde değildir. Zina sübut bulmamıştır. Açıklanan nedenle davalı-davacının zina sebebine dayanan boşanma davasının reddi gerekir. Dava konusu yapılan buzdolabı, çamaşır makinesi ve fırınlı ocağın davacı-davalı tarafından evlilik birliğine çeyiz olarak getirildiği ve bu eşyaların davacı-davalı kadına ait olduğu, davalı-davacı ( koca )’nın babasının evinde kaldığı gerçekleşmiştir. Öyleyse davacı-davalının bu eşyalarla ilgili talebinin kabulü gerekir. DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm davacı-davalı ( kadın ) tarafından kocanın boşanma davası, yoksulluk nafakası, tazminatlar, ziynetler ve çehiz eşyaları yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR : 1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-davalının ziynetlere ilişkin temyiz itirazları yersizdir. 2- Davalı-davacı ( koca ) vekili, birleşen boşanma davasını 31.7.2008 tarihli oturumda zina ( TMK. m. 161 ) sebebine dayandırdıklarını açıklamış, mahkemece de birleşen boşanma davasının bu sebebe dayandığı kabul edilmiştir. Dosyada davacı-davalının zina yaptığına ilişkin yeterli kanıt bulunmamaktadır. Aynı işyerinde çalışan bir başka erkekle telefonla görüşme, mesaj gönderme ve bu kişinin arabasına binmiş olma, zinaya delalet eden davranışlar niteliğinde değildir. Zina sübut bulmamıştır. Açıklanan nedenle davalı-davacnın zina sebebine dayanan boşanma davasının reddi gerekirken yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. 3- Dava konusu yapılan buzdolabı, çamaşır makinesi ve fırınlı ocağın davacı-davalı tarafından evlilik birliğine çehiz olarak getirildiği ve bu eşyaların davacı-davalı kadına ait olduğu, davalı-davacı ( koca )’nın babasının evinde kaldığı gerçekleşmiştir. Öyleyse davacı-davalının bu eşyalarla ilgili talebinin kabulü gerekirken reddi usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ : Hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, 2. bentteki bozma sebebine göre davacı-davalının yoksulluk nafakası ve tazminatlara ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, hükmün bozma kapsamı dışında kalan ve incelenmeyen yönler haricindeki temyize konu bölümlerinin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay’dan tartışma yaratacak zina kriterleri

dedektiflikYargıtay, evden kaçan evli bir kadının geceyi bir erkeğin evinde geçirmesini ve bir kocanın geceyi bir kadınla otelde aynı odada geçirmesini zina sebebi sayarak boşanma nedeni olarak kabul etti.

Yargıtay zina konusunda imza attığı iki karar dikkat çekti. Yerel mahkemelerin boşanma davalarında aldıkları kararları bozan Yargıtay, evli bir kişinin karşı cinsten birisiyle aynı yerde kalmasını zina olarak değerlendirerek tartışma yaratacak kararlara imza attı.

Habertürk Gazetesi‘nden Yasemin Güneri‘nin haberine göre Konya’da yaşayan A.L., karısı M.L.’ye, 2011 yılında “zina yaptığı” gerekçesiyle boşanma davası açtı. Davacı koca A.L., eşinin evi terk ederek başka bir erkeğin evinde geceyi geçirdiğini iddia ederek boşanmak istediğini kaydetti. Davaya bakan Konya 2. Aile Mahkemesi, davalı kadın M.L.’nin geceyi başka bir erkeğin evinde geçirmesinin “zina” olarak yorumlanamayacağını belirterek davayı reddetti.

“Zina için yeterli kanıt”
Ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yapılan itiraz üzerine yerel mahkemenin kararını bozdu. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, “Davalının evden kaçıp geceyi başka bir erkeğin evinde geçirdiği anlaşılmaktadır. Bu durum, zinanın varlığı için yeterlidir. Zina kanıtlanmıştır. Öyleyse, istek doğrultusunda boşanmaya karar verilmesi gerekirken, değerlendirmede yanılgıya düşülerek davanın reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır” şeklinde görüş bildirdi. Dosyanın gönderildiği yerel mahkeme, Yargıtay’ın kararına itiraz etmeyip kararında direnmedi. Böylece Yargıtay’ın hükmü de kesinleşmiş oldu. İçtihat oluşturacak bu kararın ardından başka bir erkeğin evinde kalmak “zina” nedeni sayılabilecek. Yargıtay, davacı eşin tazminat talebinin de kabul edilmesine karar verdi.

“Aynı odada kalmak boşanma nedeni”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, benzer bir karara bu sefer “bir kadınla aynı otel odasında kalan bir erkek” için imza attı. Kocası hakkında boşanma davası açan kadının davasını reddeden Ankara 5. Aile Mahkemesi’nin verdiği kararı bozan daire, bu durumun zina sayılabileceğini belirtti. Kararda şöyle denildi:

“Davalı kocanın, dava açılmadan önce ve davanın devamı sırasında dahi başka kadınlarla birlikte otelde aynı odada kaldığı anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesinde yer alan boşanma sebebi gerçekleşmiştir. Davacı kadın, evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayalı boşanma davasını zina sebebine dayandırdığına göre, bu sebebe dayalı olarak boşanmaya karar verilmesi gerekir.”

Yargıtay’ın kararı, yerel  mahkemenin  itiraz etmemesi nedeniyle kesinleşti.

“Zina mutlak boşanma nedeni”

Kararlarda imzası bulunan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi üyesi Ömer Uğur Gençcan, “Zina, Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesinde düzenlenen özel boşanma sebeplerindendir. Zina, aynı zamanda kanunda düzenlenen ‘mutlak boşanma’ sebepleri arasında sayılmıştır” dedi. Eşlerden birinin zina yapması halinde diğer eşin boşanma davası açabileceğini belirten Gençcan, “Cinsel sadakat, evlenmeyle eşler arasında evlilik birliği kurulması sonucunda eşler için doğan yükümlülüklerden biridir. Belki de en önemlisidir. Zina sebebiyle boşanma davasında, davaya hakkı olan kadın veya kocanın boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay içinde dava açması gerekir” diye konuştu. Gençcan, eşlerden birinin otel odasında farklı bir cinsle geceyi geçirmesinin ve karşı cinsle aynı evde sabahlamasının güven sarsıcı durum olduğunun ve ‘zina’ kabul edildiğinin de altını çizdi.

Anlaşmalı boşanma

Yargıtay’dan ‘hileli boşanmaya‘ son nokta

Yargıtay, SGK’nın baba maaşı alan bir kadın ve eşine açtığı ‘‘ ve ‘haksız kazanç elde etme’ davasında şu kararı verdi: Boşanan eşlerin birlikte yaşamasını engelleyen yasa yok. Birlikte yaşama hileli davranış için kanıt değil

Düzce’de eşinden boşanarak babasından kalan yetim aylığını alan, ancak boşandığı eşiyle aynı evde yaşayan kadına ve eşine dolandırıcılık suçundan dava açıldı. Davanın tarafı Sosyal Güvenlik Kurumu, çiftin, hileli boşandıklarını, kurumdan maaş alarak haksız çıkar sağladıklarını iddia etti. Yargıtay 15. Ceza Dairesi, daha önce benzer durumdaki davalarda kadınlara verilen cezaları bozmuş, “kişilerin birlikte yaşamaya özgür iradeleri ile karar verebileceklerine” vurgu yapmıştı.

‘Devlet aile yaşamını korur’ 
Düzce Ağır Ceza Mahkemesi de Yargıtay dairesinin bu kararına dayanarak söz konusu davada sanıkların beraatına karar verdi. Ancak SGK davayı temyiz etti. Dosyayı ele alan Yargıtay 15. Ceza Dairesi bu kez binlerce kadının özel hayatını ilgilendiren kararını verirken, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne atıfta bulundu. Yargıtay dairesi, devletin özel ve aile yaşamını, haksız ve keyfi müdahalelere karşı bireyi koruduğuna dikkat çekerken, “Aile yaşamına saygı hakkı, anne-baba arasındaki ilişki sona ermiş artık birlikte yaşamıyor veya boşanmış olsalar bile çocukla eşler arasında birlikte yaşama ve kişisel ilişki kurma hakkını da içermektedir” ifadelerine yer verdi. Hukuken geçerli bir mahkeme kararıyla boşandıktan sonra, eşlerin bir arada yaşamasını engelleyen, birlikte yaşamanın suç olduğuna dair kanuni bir düzenleme bulunmadığı ifade edilen kararda, bu durum karşısında, eşlerin bir arada yaşamasının, boşanmanın maaş almak amacıyla yapıldığının ve hileli davranışın kanıtı olamayacağı vurgulandı. Yargıtay Dairesi, yerel mahkemenin beraat kararını onadı.

Kaynak :http://www.sabah.com.tr/Yasam/2013/10/26/yargitaydan-hileli-bosanmaya-son-nokta

Eş Takibi Özel Dedektiflik Hizmetleri

İnsanlarımız doğası gerek devamlı şüphe duymaktadır.Dedektiflik büromuza gelen en çok araştırma konusu olan talelpelrden biride Aldatılma ve gizli ilişki araştırması, eş takibi  talebidir.İnsanın doğası gereği şüphe duygusu hiç peşini bırakmaz. Hayatımız boyunca birçok kez birçok şeyden şüphelenir, bazı olayların bir şeylerle bağlantısı var mı diye kuşku duyarız. Kuşku, insanlık tarihinde çoğu önemli olaya yön vermiştir. Osmanlı tarihinde padişahlar çoğu kez eşlerinden kuşkulanarak onları herkesten habersiz öldürtmüşlerdir. İngiltere’de ise kraliçeden kuşkulanan kralların yaptıkları nedeniyle birçok kez iç isyanla karşılaşıldığı tarih kayıtlarında yer almaktadır.Mb Özel dedektiflik olarak Türkiya çapında en büyük dedektfilik ağı ile bu şüpelerinizden sizleri %100 kurtarcağımıza garanti veriyoruz.

Eş Takibi Hizmeti

Eş Takibi Hizmeti

İnsanın bu kadar çok şüphe duymasının altında yatan sebep korkularımızdır. Aldatılma korkusundan dolayı eşimizden, sevgilimizden şüpheleniriz… Peki bir gizli ilişki nasıl anlaşılır ?

İlişkinin Gizliliği Nasıl Sağlanır ?
Profesyonel bir dedektif bir gizli ilişkiyi çözebilmek için ilk önce gizli ilişkilerin nasıl yürüdüğünü ve nasıl buluşulduğunu iyi bilmesi ve tecrübeli olması  gereklidir. Dedektif  Eş Takibi yaparken dikkatli ve ayrıntıları incelemesi anlamına gelir.Bu sebeple gizli ilişkilerin temelini yalan oluşturu ve profesyonel bir dedektif yalanlarda iz sürereki gizlenmiş bir ilişkiyi bulabilmelidir. Çok iyi bir yalancı bile bir şeyleri saklamak için bazı yöntemlere başvuracaktır. Telefonunuzdan gizlice mesajlaştığınız zaman saklamanız gereken şey telefonunuz ve parmaklarınızdır. Gizli bir buluşma ayarlıyorsanız kendinizi tamamen insanlardan gizlemeniz gereklidir.

Bir olay örgüsünün gizliliği basitçe örtbas etme, kamufle etme yöntemi ile sağlanır. Bir olay sıradanlaştırılır, benzersizlikleri ve onu ayrı kılan şeyler ortadan kaldırılır, böylece fark edilemez bir hal alır. Gizli ilişkiler içerisinde bulunanların, aldatanların yapmış oldukları şey budur.

Gizlenen şeyler nasıl fark edilir ?

Sürekli olarak gizli ilişki yaşayan kişiler yalan ve saklma konusunda son derece profesyoneldirler.Çoğu insanın düşünemediği senaryoları hızlı bir şekilde üretebilirler. Şüphelendiğiniz durumlarda, takip etmeli, iz sürmeli ve delil aramalısınız.

Cinayet Davalarında Özel Dedektifler

Dedektifler, belli kişilerce para karşılığında tutularak belli suçları, olayları veya kişileri araştırmak ve onlar hakkında bilgi toplamak amacıyla görevlendirilen yetkili kişilerdir. Dedektif mesleği Türkiye’de çok yaygın olmamasına karşın, son dönemlerde oldukça popüler bir meslek olmaya adaydır.

Bir Cinayet Dedektif Olunur Gereksinimleri nelerdir?

Cinayet dedektifleri: Kamu Hizmetinde Kariyer

Cinayet masası dedektif ve pozisyonu kolay bir değildir, ama iyi insanlar ülke genelinde polis departmanlarında bu rolü doldurmak için ihtiyaç vardır. Eğer güçlü bir anayasa ile bir kişi, adalet yerini görmek için bir sürücü, ve asla titriyor, bir cinayet dedektifi olarak bir kariyer sizin için doğru bir olabilir belirlenmesi olarak kendinizi düşünüyorsanız. Bir cinayet masası dedektifi olmaya gereksinimleri muhtemelen iş için olabilir gibi gibi hazırlanan yapmak için titiz ve zorlu vardır.

Ne Eğitim Bir Cinayet Dedektif Olunur Gerekli midir?
Genellikle çoğu polis departmanları bir cinayet dedektifi olarak çalışmak için en az lisans derecesi gerekmektedir. Üniversitede sizin için çalışma Memnuniyet alanları cezai adalet, polis bilim veya adaletin idaresi içerebilir.

Eğitim Ne Tür Bir Cinayet Dedektif Olunur Gerekli midir?
Çoğu polis memuru gibi, cinayet masası dedektifleri polis akademisi veya bir polis dedektifi olarak çalışacak nitelikli önce başka eğitim kurumunda eğitim bir süre geçmesi gerekir. Bu eğitimde, trafik kontrolü gibi şeyler, silah, savunma, ilk yardım ve acil müdahale kullanımı öğrenmek istiyorum. Ayrıca anayasa hukuku ve medeni haklar gibi konularda eğitilmiş olacaktır. En dedektifler devriye memuru olarak başlar ve polis gücü kendi yol kadar çalışacak.

Bir cinayet masası dedektifi olmaya gereksinimleri arasında belki de en önemlisi kişiliği ile ilgilidir. Onların kolluk özellikle önemlidir çünkü dürüstlük, ses yargı, dürüstlük ve sorumluluk duygusu, sizin için önemli olduğunu kanıtlamak zorundadır.

 

Bir polis dedektifi asıl işi cezai soruşturmaları yürütmek için genellikle. Bu araştırılan suçun türüne bağlı olarak çok farklı şeyler içerebilir. Örneğin, bazen bir polis dedektifi olmak dahil bilgisayar bir sürü iş var, ve diğer durumlarda, iş neredeyse tamamen kişi ile görüşülmesi için ayrılmış olabilir. Temelde, dedektifler kimin sorumlu olduğunu bulmak ve mahkemede bir şüphelinin suçunu kanıtlamak kanıt sağlamak için suç ile ilgili tüm bilgileri bir araya bekleniyor. Diğerleri daha genel amaçlı iş tanımları varken bazı polis departmanları ise, dedektifler, suç belirli türleri için ayrılmış farklı bölümlere tayin olabilir.

Bir polis dedektifin işi nedenlerle bir sürü için, genellikle bir devriye memurunun daha temelde farklı bir iştir. Devriye görevlileri genellikle sırasında, ya öncesinde denilen, ya da hemen bir suç sonra, onlar halkın korunması acil çalışma ve herhangi bir suçluların ilk yakalama işlemek için beklenen konum vardır. Polis dedektifleri öncelikle suçları çözmeye adamış olan ve genellikle sonrası-aslında denir. Onlar hala halkın korunması için ayrılmış, ama onların amacı, bir şüphelinin kimliğini keşfetmek veya suçlu bireysel davayı kanıtlamak için delil bulmak yardımcı olarak mahkeme sistemi tarafından cezalandırılır emin yaparak yeniden suç bir şüpheli önlemek için genellikle.

Işin doğası bir dedektif uzmanlaşmış suçları ve departmanı hiyerarşisinde dedektifin düzeyi türleri çok bağlı olabilir. Örneğin, bir cinayet dedektifi tarafından soruşturuluyor bazen uyuşturucu odaklanan bir dedektif tamamen farklı unsurları içerecektir ve bu hiyerarşi söz konusu olduğunda, alt düzey dedektiflere yardımcı olmak için bütün bir ekip ile geniş çaplı bir soruşturma temel bilgi toplama atanmış olabilecek görev, daha deneyimli bir dedektif soruşturmayı başkanlık ederken.

Bir polis dedektifi genellikle derin onun eylemleri mahkeme etkileri hakkında endişe duymaktadır. O genellikle tanıklık etmek zorunda kalacak, ve o insanlar onun güvenilirliğini sorgulamaya yol açan bir hata yaparsa, bir durumda harap olabilir, potansiyel olarak kamu tehlikeye düşüren. Dedektifler genellikle özel önlemler almak zorunda ve hatta onlar her makul yol durumda mümkün olduğunca inandırıcı görünüyor böylece takip edilmesini sağlamak için gereksiz düşünebilirsiniz mutlaka. Onlar suçlu tarafın kimliği hakkında neredeyse kesin olsanız bile, bunlar ek mülakatlarını ve akla gelebilecek her olasılığı ekarte etmek için ileri araştırmalar yapabilir. Sıkı metodoloji bu tür takip etmek amacıyla, dedektifler genellikle ayrıntılı, tekrarlayan eylemleri gerçekleştirmek zorunda, ve en dedektifler işi birçok film tasvirler görünebilir gibi romantik ya da heyecan verici olmadığını düşündürmektedir.

http://www.turkdedektif.com/

Mehmet Uzuner İle Dedektiflik Hakkında

Özel Dedektiflik Bürolarının yaygınlaştığı bugünlerde bankacılık sektörü de kayıp önleme hizmetini artık kullanmaya başladı. Bilgisine başvurduğumuz MB Özel Dedektiflik Firması Sahibi ve Özel Dedektiflik Derneği İstanbul Temsilcisi Mehmet Uzuner konuyla ilgili yönelttiğimiz soruları şu şekilde yanıtlamıştır;

 

 

Sayın Uzuner,öncelikle bize hep filmlerde görmeye alıştığımız Özel Dedektifliğin gerçek hayatta nasıl olduğunu biraz anlatırmısınız?

İlk önce Özel Dedektif kimdir,bunu belirteyim.Kişi veya kuruluşların özel araştırma taleplerini ücret karşılığı yerine getiren kişilere Özel Dedektif denir.

Bu kişilerin yaptığı iş de Özel Dedektiflik olarak adlandırılır.Özel Dedektiflik hizmeti gelişmiş ülkeler başta olmak üzere birçok ülkede kanun ve yönetmeliklere göre düzenlenmiştir.Sizin sorunuzda dile getirmiş olduğunuz ,filmlerde görülmeye alışkın olunan Özel Dedektiflikler ile gerçek hayattaki Özel Dedektiflik ler çok ayrıdır.

Peki  ülkemizde Özel Dedektiflik  hizmetlerinin durumu hakkında sizden bilgi alabilirmiyiz?

2000 li yılların başından beri Türkiye’de Özel Dedektiflik hizmeti verilmektedir.1994 yılında mecliste kabul edilen  ama sonrasında  Cumhurbaşkanı  tarafından  tekrar görüşülmek üzere iade edilen bir Özel  Dedektiflik  yasa tasarısı da mevcuttur.Bugün itibariyle halen yürürlükte olan  bir yasa tasarısı yoktur.Konuyla ilgili olan yasa konusunda 2009 yılında kurulan ve merkezi  Ankara’da olan, benim de İstanbul  Temsilcisi olarak görev aldığım ve sektörün önde gelen Özel  Dedektiflerinin  bir arada bulunduğu Özel  Dedektifler Derneği ‘nin (ÖZELDEDEKTİFDER) çok ciddi  çalışmaları devam etmektedir.Özel  Dedektif  yalnızca bu konularda değil, T.C  yasalarına uygun her türlü araştırma konularında da hizmet verir.

Bize biraz da  bankacılık sektörünün Özel  Dedektiflerden hangi konularda araştırma hizmeti talep ettiğini anlatabilirmisiniz?

Bankacılık sektörü 20002’ li yılların başında özellikle kredi kartı ve ihtiyaç kredisi borçlarını ödemeyen banka müşterilerine ulaşmak istemiştir.İcra yolu ile borcun tahsili için güncel adres araştırması hizmetini talep etmişler ve böylece Özel Dedektiflik sektörü ile tanışmışlardır.

Sonrasında yaşanan ekonomik krizler bu listeye  otomobil  kredisi borcunu ödmeyenleri eklemiş ve banka tarafından aranan kredili araçların yer tespit talebi ile devam etmiştir.

Günümüzde ise bu sektör,bunlara ek olarak üst ve orta düzey yöneticiler hakkında işe kabul edilmeden başvuru sürecinde personel araştıması hizmetini de yoğun bir şekilde talep etmektedirler.

Konuyu  biraz açalım.Bankalara kredi borcunu ödemeyen müşterilerin adres tespiti hizmetini tam olarak nasıl veriyorsunuz?

Buarada iki grup müşteri var.Birincisi,gerçekten ekonomik krize düşerek borcunu  ödeyemeyen müşteriler; ikincisi ise daha krediyi alırken kötü niyetli olan ve borcunu ödeme düşüncesi olmayan yani dolandırıcı diye tanımlayabileceğimiz müşterilerdir.Birinci gruba giren ve kötü niyetli olmayan ;ama borcunu ödeyemeyen  müşteriler ilk çare olarak adresini değiştirir ve mevcut mal varlığını  yakınlarının adına devreder.İkinci gruba giren  ve dolandırıcı diye tanımladığımız müşterilerin hem borçlarını araştırma süresi daha uzundur hem de kaçırdığı veya yakınlarının üzerine olan mal varlığının tespiti  daha zordur.Bu durumda biz yani Özel Dedektifler bu borçluları yeni adreslerini ve kaçırdıkları  mal varlıklarını tespit ederek belgelendirmeye çalışırız. Bu konuda daima kendilerine sonuç veriyoruz.

En çok karşılaştığınız tür hangisi ve bu konuyla ilgili sizi zorlayan bir araştırma varmıdır? Bunu bizimle paylaşırmısınız?

En çok karşılaştığımız profesyonel dolandırıcılardır. Bu insanlar genellikle sabıkalıdır.Bu tip dosyalarda sonuç  almak hem zaman olarak uzun hem de maliyet açısından  yüksek

Meblağdır.Aslında işverenler  yani  bankalar için önemli olan sonuç almak , dosyanın çözümü ve tahsilattır. Bizde bu tip dosyalarda bu konuda daima kendilerine sonuç veriyoruz.

Üst ve Orta Düzey yöneticilerde işe başvuru sürecinde nasıl  bir araştırma hizmeti  veriyorsunuz?

Personel  araştırması diye tanımladığımız bu hizmeti yalnız bankalar değil  ;iş hayatındaki  hemen hemen tüm sektörler talep etmektedir.Özellikle tamamen yabancı  sermayede olan Türkiye’deki  şirketler personel   seçiminde bazı konularda daha hassas davranıyorlar.

Daha hassas derken ? Bunu  biraz açarmısınız?

Bakın,üst ve orta düzey yönetici seçimlerinde  bu  yabancı sermayeli şirketler  , işe alacakları kişinin ilk olarak düzenli bir aile hayatının olup olmadığını bilmek istiyorlar. Ardından  alkol ve  uyuşturucu  kullanımı gibi alışkanlıklarının olup olmadığının araştırılmasını istiyorlar. Tabi şunu açıklamakta fayda var. Alkol  kullanan insanlar  üst veya orta düzey yönetici  olamaz anlamına gelmiyor.Burada vurgulamak istediğim personel adayının alkolizm derecesinde alkol bağımlılığının olup olmadığı ,alkollü araç kullanıp kullanmadığı ….gibi şeylerdir.

Araştırmanın nedeni de kamuoyu önünde firmanın veya şirketin itibarını zedeleyebilecek, imaj kaybı yaşamasına neden olabilecek düzeyde kötü   alışkanlıklara  sahip  olup olmadığıdır.

Bu anlattığınız işe alım sürecinde personel adayı hakkında bilgi edinme ve araştırma  hizmetidir.Peki ya iç denetim olarak nitelendirebileceğiniz ,çalıştığı sırada görevi kötüye kullanma.. vb.durumlarda verdiğiniz bir hizmet var mı?

Anlatmak istediğiniz bir banka çalışanının yetkisini kötüye kullanarak banakayı dolandırması ve para çalarak kaçmasıdır.Bu aynı zamanada adli bir konudur.Bu durumda

bankalar ,emniyete  başvurarak  zaten yasal süreci başlatıyorlar.Takip ederek  belgelendirmeye  çalışırız.Bu konuda daima kendilerine sonuç  veriyoruz.

Peki  bu süreçte siz herhangi  bir hizmet  vermiyormusunuz?

Özel  Dedektif  olarak  yasanın olmayışından kaynaklanan bir yetki  ve  denetim boşluğu olduğu için bu tür talepler bize daha az gelir. Şöyle ki;söz konusu personel eğer yurt dışına kaçmış ise  personelin yerinin tespiti, aynı borçlu  banka  müşterilerin de olduğu gibi çaldığı paradan yakınlarının üzerine bir yatırım yapılıp yapılmadığının tespiti  gibi değişik başlıklarda hizmet talepleri  oluyor.

Sadece bankacılık sektörü ile ilgili değil, diğer sektörlerde de adli bir olay olduğunda banka ya da şirket sizinle çalışmak isterse kolluk kuvvetleri  ile birlikte olay araştırması yapabiliyormusunuz?

Hayır,  birlikte yapmak diye tanımlayamayız. Biz mevcut  yasalara  uygun olarak kolluk güçlerinin  işine karışmadan kendi araştırmamızı yapıyoruz. Şirketler  personel seçiminde bazı konularda daha hassas davranıyorlar.

Dedektifin Çalışma Esasları

Profesyonel dedektiflik firmaları hizmeti satın alan müşterileri ile birlikte müşterilerinin açık kimlikleri ile adreslerini, ticari unvanlarını, işin konusunu,süresini ihtiva eden ve gizlilik ilkelerini, karşılıklı hak ve çıkarları koruyan maddelerin açıkça yazıldığı ve bir sözleşmeyi yapmakla zorundadır.

 

Dedektif ile müşteri arasında yapılan anlaşmada yapılan çalışmanın kapsamı,araştırma süresi,araçları,tahmini bitiş tarihi hususlarının açıkça belirtilmesi ve tüm masraflar dâhil alınacak
ücretin yazılması zorunludur.

Dedektiflerimiz yapılan araştırmada başlangıcından sonuna kadar olan bütün süreçte elde ettiği,kanıtlağı ve bulduğu bütün konu ve detayları yazılı rapor şeklinde sunmak zorundadır.

Özel dedektif,bazı özel durumlarda ve konularda karar vermeden uygulama yöntemine geçmeden önce, mesleki olarak esas aldığı prensipler sebebi ile davranış, tutum ve bakış açısını daha önceden belirlediği değerlendirme bütününe göre hareket eder.Sahip olunan
prensip dedektifin çalışma esaslarını belirler.

  • Ahlaka uygun olmayan hiçbir araştırma işi kabul edilmez
  • Özel hayat ve aile mahremiyeti korunur.
  • Aralarında kan bağı veya akrabalık bulunmayan şahısların araştırma
  • konusu olmaz.
  • Ticari olarak bağ olmayan kurumsal araştırmalar kabul edilmez.
  • Görevini tam ve zamanında yasalara uygun olarak
    yapmak.